Bilimsel Bakış Açısıyla Mutluluk

Bilimsel Bakış Açısıyla Mutluluk

Evrensel olarak tüm insanların ulaşmak istediği bir yaşam amacından siz edilebilir mi? Yani tüm insanlar için ortak bir yaşam amacı söz konusu mudur?

Bu soruya “evet” yanıtını verebiliriz. Mutluluk, bütün insanların ulaşmak istediği, insan davranışlarının nihai amacı olarak ifade edilebilecek bir kavramdır. 

Mutluluk nedir?

 

Mutluluk ölçülebilir mi?

 

Mutluluk artırılabilir mi? 

Mutluluk tanımlanabilir mi? 

Mutluluğun belirleyicileri nelerdir?

 

Mutluluk, konusu ilk çağlardan beri insanların gündeminde yer almıştır. Aristoteles’ten beri mutlulukla ilgili açıklamalar yapılmış ve sözler söylenmiştir. Herkesin sahip olmak istediği “en yüce amaç” olarak anlatılan mutluluk kavramı ile ilgili bilimsel çalışmalar ise 1960’lardan sonra görülmeye başlanmıştır. 

Bununla beraber mutluluk ile ilgili çalışmalar pek de taraftar bulmamış, nedense klinik psikoloji ve bu bağlamda psikolojik hastalıklar bilim insanlarının daha çok ilgisini çekmiştir. 1980’lerden sonra ise pozitif psikolojideki gelişmelere bağlı olarak “mutluluk” konusu da ilgi görmeye başlamıştır. Şu anda doğrudan mutlulukla ilgili araştırmalara yer veren uluslararası, saygın ve önemli dergiler* bulunmaktadır.

Mutluluk Nedir?

Mutluluk nedir? Herkese göre değişen bir şey değil midir? Pozitif Psikoloji bilimine göre, mutluluk, olumlu duyguların sık; olumsuz duyguların az yaşanması ve yaşamdan yüksek doyum alma olarak tanımlanmaktadır. 

Genel olarak hayatında neşe, heyecan, ilgi, güven, sevinç, heves, cesaret, coşku gibi pozitif duyguları sık yaşayan; öfke, nefret, üzüntü, suçluluk, korku, kaygı ve huzursuzluk gibi negatif duyguları az yaşayan ve genel olarak yaşamından memnuniyet duyan kişiler mutlu olarak kabul edilmektedir. Bu tanıma göre mutluluğu ölçmeye ilişkin psikolojik testler ve ölçme araçları geliştirilmektedir. Bu şekilde de kişisel anlamda ya da toplumsal olarak, hatta ülkeler bazında mutluluk araştırmaları yapılabilmektedir.

Sürdürülebilir Mutluluk Modeli

Mutluluğun ve belirleyicilerinin neler olduğuna dair birçok görüş ileri sürülmektedir. Son zamanlarda bunlardan en fazla kabul göreni ise Rus kökenli Amerikalı mutluluk araştırmacısı Prof. Sonja Lyubomirsky ve arkadaşlarının ortaya koyduğu “sürdürülebilir mutluluk modeli”dir. 

Lyubomirsky ve arkadaşları mutlulukla ilgili yapılmış birçok araştırmadan yola çıkarak bir model öne sürmüşlerdir. Bu modele göre mutluluğu etkileyen faktörler; genetik faktörler, yaşam şartları ve amaçlı etkinlikler olmak üzere üç başlık altında toplanmıştır. Özellikle ikizler üzerinde yapılan araştırmalar mutluluğun en önemli belirleyicisinin genetik faktörler olduğunu göstermiştir. 

Buna göre genetik faktörlerin mutluluk üzerindeki etkisi yaklaşık olarak %50’dir. 

Bu sonuç biraz karamsar olsa da, mutluluğu belirleyen diğer %50’lik kısım biraz daha bizim kontrolümüzde. Hayat şartları adı verilen ikinci grup faktörler ise mutluluğu %10 oranında etkilemektedir. Hayat şartlarının kapsamında yaş, cinsiyet, eğitim durumu, ekonomik durum, yaşanılan yer gibi demografik faktörler yer almaktadır. 

İnsanların büyük çoğunluğu mutlu olabilmek için bu faktörler üzerinde durmakta ve bunları daha iyi duruma getirmeye çalışmaktadırlar. Ancak araştırmadan da görüleceği üzere bunların tamamında gelişme sağlansa bile mutluluğa katkısı düşüktür. Bununla beraber yapılan araştırmalar mutluluğun cinsiyete göre çok fazla değişmediğini, eğitim düzeyi yüksek kişilerin daha mutlu olduklarını, savaş ya da doğal felaket gibi olağanüstü bir durum olmadığı sürece yaşanılan yerin de mutluluğu çok fazla etkilemediğini ortaya koymuştur. 

Para ve Mutluluk İlişkisi “Parayla Saadet Oluyor mu?” 

Mutlulukla ilgili yürüttüğüm araştırmalarda, insanlara “Hayatınızda ne olsa daha mutlu olurdunuz?” sorusunu soruyorum. Bu soruyu yönelttiğim insanların neredeyse tümü “daha çok param olsa daha mutlu olurdum” diye yanıtlıyor. O halde, bu konuda bilimsel araştırmalar ne diyor? Gerçekten daha çok paraya sahip olmak, daha mutlu ediyor mu? 

Araştırmalar orta düzeyde bir gelire sahip insanların, gelir düzeyi düşük insanlara göre daha mutlu olduklarını ortaya koyuyor. Ancak orta düzeyde gelire sahip insanlarla çok yüksek gelire sahip insanlar arasında mutluluk açısından önemli bir farklılık bulunmuyor. Yani, çok zengin olmak insanların mutluluğuna katkıda bulunmuyor. Bununla beraber fakirlik mutsuz ediyor.

Mutluluğu etkileyen üçüncü ve benim görüşüme göre en önemli faktör grubu ise amaçlı yaşam etkinlikleridir. Amaçlı yaşam etkinlikleri mutluluğu %40 oranında etkilemektedir. Bu gruptaki etkinliklerin genetik faktörler ve hayat şartlarından farkı ise, kontrollerinin büyük oranda bizim elimizde olmasıdır. 

Amaçlı Yaşam Etkinlikleri Kapsamında Neler Vardır? 

İyimserlik, öz-saygı, yardımseverlik, kişilerarası ilişkilerde yeterlilik, dini inançların gereklerini yerine getirme, egzersiz yapma, affedicilik ve sağlıklı aile ilişkileri; amaçlı etkinliklerin kapsamındaki faktörlerdir. Bu faktörlerin mutluluğu nasıl ve hangi düzeyde etkilediğini bir sonraki yazımızda açıklamaya çalışacağım.

Mutlu kalmanız dileğiyle…

Dr. Tayfun Doğan
Psikolojik Danışman
www.tayfundogan.net