Damar İçi C Vitamini Korona’dan Korur mu?

Damar İçi C Vitamini Korona’dan Korur mu?

Prof. Dr. Canan Karatay birkaç gün önce yine sahneye çıktı. Yeni iddiası, koronadan korunmak için damar içi yüksek doz C Vitamininin etkili olduğu, vakit geçirmeden özellikle sağlık personeline bu uygulamanın yapılarak koruma sağlanması idi. Sayın Karatay'ın kelle-paça çorbasından daha tıbbi konulara gelmesi ve daha bir ay öncesine kadar çok da önemsemediği koronaya önem vermesi sevindirici bir gelişme ancak medyada yer alan ifadelerinde yine ciddi sorunlar var. Karatay'ın medyada yer alan bazı ifadelerini noktasına dokunmadan, aşağıda sıraladım. 

- Senelerden beri bilinen ve halkımızdan saklanan, gizlenen bir gerçek var. TÜM VİRÜS HASTALIKLARINA, BAŞTA CORONA VE DE AİLESİ VE DE KUZENLERİ OLMAK ÜZERE EN ETKEN MADDE: İNTRA VENÖZ YOLLA VERİLEN YÜKSEK DOZ C VİTAMİNİDİR. Duyulmamış olması, saklanmış olması, KÜÇÜMSENMİŞ OLMASI, ALAY EDİLMİŞ OLMASI, endüstrinin etkisiyledir. Bu alanda yayımlanmış olan yüzlerce çalışmanın yayımlanması bloke edilmiştir! Hâlâ da edilmektedir!

- Şu sıralarda gerek ÇİN gerek GÜNEY KORE gerek NEW YORK eyaletinde CORONAYA karşı, yüksek doz C Vitamini, yoğun bakımlarda CORONA sepsis tanısı ile yatan hastalara başarıyla uygulanmaktadır. Şanghay Bilimsel Tıp Dergisinde, 300 adet CORONA sepsis tanısı konulmuş hastaya yapılan uygulamaların başarılı sonucu açıkça bildirilmiştir. 

Sayın Karatay'ın bu ifadeleri keşke gerçekten bilimsel doğruları yansıtıyor olsaydı, hepimiz rahat bir nefes alır, bu uygulama ile başta sağlık personelimiz olmak üzere korkusuzca kısa sürede, bu kadar önlem de almadan koronayı hallederdik. Açıklamaları ile ilişkili, Sayın Karatay'ın adreslediği mecralarda detaylı bir araştırma yaptım. Elde ettiğim verileri ve bu söylemlerin ortaya çıkardığı olumsuz etkileri açıklamak ve toplumu bilgilendirmek üzere bu yazıyı kaleme almış bulunuyorum.

  1. Sayın Karatay’ın iddia ettiği gibi bu senelerce halkımızdan gizlenen bir şey değil. Endüstrinin de bunu bloke etmesi veya engellemesi söz konusu değil. Sonuç olarak bahse konu tedavide kullanılan vitamin C’nin damar içine verilmeye uygun olan ampulleri de bol miktarda ilaç endüstrisi tarafından üretilerek eczanelere ulaştırılıyor. Şu anda Türkiye’de tedavide kullanılmıyor da değil. Sağlık Bakanlığı tedavide yeri olduğu için bazı “stoklayıp yüksek fiyattan sat” kaynaklarını engellemek ve insanların gereksiz kullanarak veya stoklayarak zarar görmemesi ve suni yokluk yaratılmaması için C Vitamini ampullerini, kontrollü reçete sistemine dâhil etti. Bu açıklamalar maalesef ilk anda birçok kişinin C Vitamini almasına, stokçuların harekete geçmesine ve bazı kişilerin de gereksiz damar içi C Vitamini kullanmasına yol açtı. Çünkü halkın ilaç okur yazarlığı düşük ve maalesef Canan Karatay’a inanan ve onu adeta bir müridi gibi izleyen belli bir kesim var. Bunların önemli bir bölümünün eğitimli insanlar olması da düşündürücü.
  2. C Vitamini eksikliği diş etlerinde ciddi sorunlardan birçok hastalığa karşı direncin azalmasına kadar bazı önemli sorunlara yol açar. Bu nedenle kişide C Vitamini eksikliği varsa dışarıdan tedavi ile düzeltilmesi şarttır. Sağlıklı kişiler dengeli beslenir, özellikle yeşil sebzeler ve başta turunçgiller olmak üzere C Vitaminince zengin meyveleri mevsimine uygun tüketirlerse herhangi bir C Vitamini eksikliği yaşamazlar. Kış döneminde takviye olarak ağız yolu ile alınan C Vitaminlerinin de basit soğuk algınlığını önlediği, vücut direncini artırdığı iyi bilinmektedir. Ancak bunun korona ailesinden virüslerin neden olduğu ciddi enfeksiyonlarda koruyuculuğu sınırlıdır. Güncel sorunumuz olan koronanın bulaşmasını önlemeyeceği gibi tedavisinde de bir etkisi olmaz. Bununla beraber, şu günlerde dışarıdan ölçülü miktarda ağız yolundan takviye C Vitamini alarak vücut direncinin artırılmasında bir sakıncası yoktur. Bazı kişilerin ölçüyü kaçırmaması ve bazılarının da kullanırken dikkatli olması gerekir. Bunları aşağıda açıklayacağım.

Canan Karatay’ın yüksek doz C Vitamininin başarı ile tedavide uygulandığını bildirdiği merkezlerle ilişkili haber ve yazıları da takip ettim. Newsweek dergisinde çıkan yakın tarihli haberlerden Şanghay Bilimsel Tıp Dergisi’ne kadar geniş bir aralık da araştırma yaptım. Ciddi bilimsel mecralarda da medyada da Canan Karatay’ın dediği gibi bir durum söz konusu değil. Aşağıda bazı kaynakların linklerini de vereceğim. Durum şu: Bazı çalışmalarda sepsisli ağır hastalarda herhangi bir etki görülemediği, bazı çalışmaların da umut verici ön bulguları olduğu söyleniyor.  Çin’de halen devam eden ve sonuçları net bir şekilde ortaya konmamış birkaç çalışma var. Bir doktor bu çalışmayı yürüten meslektaşından umut verici şeyler duymuş ve bunu paylaşmış ancak bunlar sadece duyum. Öte yandan, Wuhan Union Hastanesi'nden Profesör Liu ShiŞiddetli semptomları olan çok sayıda korona hastasına bu tedaviyi diğer ilaçlarla birlikte yüksek dozda uyguladık ancak bunun iyileşmelerine yardımcı olup olmadığını hâlâ bilmiyoruz, konu araştırmaya muhtaç” demiş. Pekin Tongren Hastanesi'nden Profesör Yang Jinkui ise “Bu tip vakalarda C Vitamini kullanımını destekleyen hiçbir bilimsel kanıt olmadığını ve etkili bir tedavi olabileceğine dair herhangi bir önerinin tamamen temelsiz olduğunu” söylemiş. Pekin Hastanesi'nden Dr. Wang Xiaogang, “C Vitamininin koronavirüs tedavisine gerçekten yardımcı olduğunu kanıtlayacak hiçbir klinik kanıt bulunmadığını” söylemiş. Öte yandan, Wuhan Üniversitesi, Zhongnan Hastanesi Yoğun Bakım Bölümü'nden Dr. Zhi Yong Peng, akut ciddi solunum yolu enfeksiyonu (ARSD) tedavisi için C Vitamini infüzyonlarının etkinliğini test etmek için bir faz 2 klinik araştırması başlattıklarını ifade etmiş. Dr. Cheng de sadece ön sonuçların umut verici olduğunu söylüyor. Daha çalışma sürüyor.  İddia edildiği gibi, kaynakların hiçbiri Çin resmi makamları tarafından kesin bir öneri sunmuyor. Çalışmalar devam ediyor. Oral yoldan kullanım için ise söylenen özetle “Yeterli C Vitamini seviyelerinin korunmasının sağlık için önemli olduğuna şüphe yok ancak şu ana kadar, oral C Vitamini takviyesinin de koronavirüs enfeksiyonu veya diğer viral solunum yolu enfeksiyonlarından koruyucu olduğuna dair bir kanıt sağlanamamıştır” şeklinde.  Daha detaylı bilgi için aşağıdaki linkleri inceleyebilirsiniz.

  1. Yüksek doz C Vitamini uygulamanın bazı sakıncaları da var: Günde 1 g'dan fazla C Vitamini alımı, ishal ve mide ağrısı gibi yan etkilere yol açabilir. Damar içi tedavi, uygulama bölgesinde şiddetli ağrı yapabilir. Aşırı doz C Vitamini, kan şekeri testlerinin sonuçlarını değiştirebilir. Tedaviden hemen sonra diyabetik hastalarda bu tür testlerden kaçınılmalıdır. Diyabetik hastalarda yüksek dozda kullanımı hekim kontrolüne ve iznine tabidir. C Vitamini alerjisi olanlar, hamile veya emziren kadınlar, bazı özel akciğer sorunları olanlar (fibrotik sorunlar vb.), bazı kanserler, alveollerde akciğer hücrelerinde sızıntı şeklinde kanaması olanlar, diyabetik ketoasidozu olanlar ve böbrek taşı olanlarda kullanımı kesinlikle sakıncalıdır. Yani ezbere koruyucu olarak kullanımı, bazılarımızda telafisi mümkün olmayan başka sorunlara yol açabilir.
  2. Bazı hekimlerin ve sağlık profesyonellerinin yorucu ve yüksek risk nedeniyle oldukça stresli bir ortamda çalışmaları nedeniyle dirençlerini artırmak için böyle bir koruyucu yaklaşıma girmeleri normaldir. Kendi durumlarını bilerek ve risklerini değerlendirerek kullanabilirler. Ancak bunun koronaya karşı kesin koruyucu olmadığını kendileri de biliyor. Dirençlerini artırmaya çalışırken diğer koruyucu önlemlerin hiçbirinden taviz vermiyorlar.
  3. C Vitaminin bazı türevlerinin (C Vitamini sentezinden yola çıkarak elde edilen bazı bileşikler) tümör küçültücü ve grip dâhil virüs öldürücü aktiviteleri araştırılıyor. Literatürde bununla ilgili çok sayıda makale var. Bunların henüz tedaviye girmiş bir formu da yok. Araştırmalar sürüyor. Ben incelemek isteyenler için buraya sadece iki kaynak bırakıyorum [Andrijana Meščić Macan ve diğ., Therapeutic Perspective of Vitamin C and Its Derivatives, Antioxidants 2019;8(8):247; Macan AM ve diğ., Antitumor and antiviral activities of 4-substituted 1,2,3-triazolyl-2,3-dibenzyl-L-ascorbic acid derivatives,  Eur J Med Chem 2019;184:111739].

Sonuç olarak Canan Karatay’ın yine gündem olmak, sözde ezber bozmak adına akademik titrine de hekimlik mesleğine de yakışmayan bir dezenformasyon yani #CehaletBilimi yaptığını görüyoruz. Müritleri ve kendisi tabii ki bana çok kızıyor ama biz böyle gördük, böyle yetiştik. İnsan ve toplum sağlığını öncelemek ve her türlü hatalı bilgiden sizleri korumak görevimiz. Sayın Karatay’ın sözleri halkı böylesine bir panik ortamında kendini korumak üzere yüksek doz C Vitamini kullanmaya itiyor. Riskli gruplarda zarar görebilecekler ya da korunduğunu düşünüp kurallara uymayacak olanlar da umurunda değil. Korona salgınına gereken önemi vermeyip bir türlü evlerine sokamadığımız, olayı tatil havasına sokup bugünkü vaka sayısı patlamasını yaratanların bir bölümü de Sayın Profesörün işin başındaki kelle paça söylemlerinden etkilenmiş kesim.

Son olarak, amacım ne Sayın Profesörü yermek ne de onunla bir polemiğe girmek. Sadece söylemlerinin toplumda yaratacağı yanlış anlaşılmaları düzeltmek. Keşke medyaya demeç verirken yuvarlak sözler kullanmak yerine kesin kanıtlarla konuşsaydı. Benim ulaşamadığım ve böyle bir tedavinin koronadan kesin olarak koruyacağını gösteren ciddi bir kaynağı varsa ve bunu benimle paylaşırsa, kendisinden özür dileyerek ellerinden öpeceğim. Ancak kendisinden hâlâ bir alacağım var, Gerçek Tıbbın 10 Şifresi isimli kitabındaki “Yüksek tuz tansiyonu düşürür” savına dayanak yaptığı kaynak çarpıtmasını ya da hatalı kaynak kullanımını hâlâ düzeltmedi.

Prof. Dr. Tayfun Uzbay
Üsküdar Üniversitesi 
Dahili Tıp Bilimleri Bölüm Başkanı